37inebolu.sitemynet.com
.:HOŞGELDİNİZ:. _ _ .:İstiklal Marşı:. .:İnebolu Tarihi:. .:Yiğit İnebolu:. .:İnebolu ve 9 Haziran:. .:Foto Albüm:. .:Video Albüm:. .:İnebolu Kütüğü:. .:Şehit Şerife Bacı:. .:Şehitlerimiz:. .:İnebolu Limanı:. .:İnebolu Evleri:. .:İneboluya Dair:. ===.:Şiirler:.=== -_-_.:İslami Köşe:._-_- .:Özlü Sözler:. .:Fıkralar:. >>>>KoMiKiM<<<< +++.:Konuk Defteri:.+++ .:Dost Siteler:.

.:İnebolu ve 9 Haziran:.

İnebolu Ve 9 Haziran

Anlat bana bir parçacık ecdadımı anlat... Muhtacım o efsaneye İnebolu'nun kayık ve kağnısını da kat... Düşmanların güzel yurdumuzu paylaştığı, kara kara bulutların göklerimizi sardığında, İzmir'den gelen "Yetiş" sesi yükseldiği zaman, Milli Kurtuluşumuz için feragat ve fedakarlıkla çalışan, Karadeniz'in sert rüzgarlarına göğüs geren, bütün heybetiyle düşmana gülen küçük ve şirin bir belde İNEBOLU. İnebolu kucak açmıştı gelenlere, İstiklal aşkıyla Anadolu'ya geçenlere, damarlarında İstiklal aşkı dolaşan, Anadolu2nun tek giriş kapısı İNEBOLU vardır.
Anadolu'ya, cepheye koşanlar, Mustafa Kemal'in safında Türk İstiklal ve Cumhuriyet'ini kurmaya ve kurtarmaya çalışanlar bu kapıdan geçtiler. Düşmana kan kusturan gülleler, buradan geçti. Afyon'a, Sakarya'ya, Dumlupınar'a, İzmir'e gidenler buradan geçtiler. Buradan gitti bütün cephaneler. Büyük Önder gözüm Afyon'da, kulağım İnebolu'da diyordu.
9 Haziran 1921 'de bayram sabahı Yunanlılar Panter Zırhlıları ile şehri ve cephaneleri teslim almak istediler. Notalar verdiler, bombalar yağdırdılar. Çünkü kutsal emanetler buradaydı. İnebolu'lular ne şehri ne de kutsal emanetleri teslim etmediler.
Türk'lüğün metanetinin ve cesaretinin, asla esareti kabul etmeyeceğini bildirdiler düşmana 9 Haziran 1921'de İNEBOLUlular. Burası kayıkla, kağnının mucizeler yarattığı beldedir. İNEBOLU...11 Şubat 1924'de T.B.M.M.'nin 99. Oturumunda Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından beyaz şeritli İstiklal Madalyası ve Beratı'yla taltif edildi. İnebolu bu methiyeye mazhar olurken Türk İstiklal Tarihi'ne altın harflerle yazıldı Kahraman İnebolu'lular.. Yatakları, toprak taş idi, Yedikleri tuzsuz, yağsız aş idi, Kayığı, kağnısı, çapası ve takasıyla, Beşikleri sırtında birer kahraman, İşte İnebolu çocukları, İşte 9 Haziran... 9 Haziran 1921 ve Kurtuluş Savaşı'mızda İnebolu'luların gösterdiği fedakarlıklar; bizzat o günleri yaşayan 1893 İnebolu doğumlu İstiklal Savaşı'nda Kastamonu ve İnebolu havalisi deniz ve kara harekatı yazarı mer­hum Nurettin Peker'in eserinde konu resim ve vesikalarla tarihe malolmuştur. Gerek yazarın belgeleri, gerekse o günleri yaşayanlarının anılarının araştırılması sonucu aşağıda özetlenmiştir:
Mondros Antlaşması ve uygulamasına 1918'de ilk başkaldıran İnebolu'dur.
Kurtuluş Savaşı'nda Ankara ve Batı Cephesi'nin ilk ve tek iskelesi İnebolu'dur.
Düşman ablukasını hiçe sayan, yedisinden yetmişine elbirliği ve vatan aşkıyla gece gündüz çalışan İnebolu ve İnebolu'lulardır.
Düşman filosuna teslim olmayan İnebolu'dur.
Yüzbinlerce ton savaş aracını, onbinlerce subay ve ailelerini, kumandan ve erlerini, seçkin büyükleri en zor koşullarda karşılıksız ve güvenle indirip, bindiren, taşıyan ve barındıran İnebolu'nun atılgan ve çalışkan denizcileridir.
Bunları Ankara ve cephelere ulaştıran İnebolu - Kastamonu havalisinin emzikli, beşikli, kadınlı erkekli kahraman halkıdır.
Türk Denizciliği'ne çekirdek, dünya denizcilerine örnek, gözüpek denizciler yetiştiren İnebolu'dur.
Milli Mücadele'nin kapısı, gözü, kulağı ve can damarı İnebolu'dur. Güneyde Gaziantep, Kuzeyde İnebolu, Türkiye'nin yıkılmaz kaleleridir.İstiklal Madalyaları; Özgürlük, Bağımsızlık ve Egemenlik bedelidir. İnebolu, İstiklal Savaşı'mızda kayıkla kağnının mucizeler yarattığı beldedir.

İNEBOLU 9 HAZİRAN 1921 ANISI: Metni işbu varak zahrmda bulunan 66 sayılı kanun mucibinde verilecek olan İSTİKLAL MADALYASI Maksad-ı Ulvinin husulü için Azami ibrazı mesai eylediğinden dolayı T.B.M.M.'nin 11.2.340 tarihinde vuku bulan birinci içtima senesi 99. içtimanım 1. celsesinde zirde hüviyeti muharrer İnebolu Mavnacılar Loncası'na bir Kıt'a Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. İstiklal Madalyası olan zatın Hüvviyeti İNEBOLU MAVNACILAR LONCASI Resmi Mühür Türkiye Büyük Millet Meclisi Rivayeti GAZİ MÜŞİR MUSTAFA KEMAL
Denizyolu ile gelen yüzlerce ton silah, cephane ve savaş araçları ve binlerce subay, sivil, ayrıca ilgili yabancıları, Düşman Donanmasının bombardımanına abluka ve azgın deniz dalgalarının tehlikelerine rağmen selametle karaya çıkaran İnebolu Denizcileri Mavnacılar Loncası'na Gazi Müşir Mustafa Kemal imzası ile 16.5.1924 günü törenle verilen İstiklal Madalyası. İSTİKLAL SAVAŞI YAZARI MUHARİP GAZİ NURETTİN PEKER (1892)
"9 Haziran İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü" Kutlamalarının Dünü ve Bugünü: İstiklal Savaşından muzafferiyetle çıkılmış, Cumhuriyet ilan edilmiş, yurdun her köşesinde Milli ve dini bayramlar kutlanmaya başlanmıştır.
Daha sonra bölge ve şehirlerin kurtuluş günleri kutlamaları ihdas edilmiş, kutlamalar yapılagelmekte iken; İnebolu bu günü kendi bünyesinde mütevazi bir şekilde kutlarken; resmileştirmek için müracaat edilmiş, "Ordu namına Milli Müdafa vekilinin bir telgrafla İnebolu'luları itidal, metanet ve vatanperverlikle öğüşünü ifadesiyle" ilk olarak 9 Haziran 1957'de resmen kutlanmaya başlanmıştır.

9 Haziran 1957'de ilk kutlamada Deniz Kuvvetleri Harp Filosu, Çankırı Atış Okulu ve çeşitli yerlerin folklor ekipleri, bando takımları, kutlamalara katılmıştır.
Takip eden yıllarda Türk Kuşu Uçakları ve Paraşüt Ekibi Türk Hava Kuvvetleri uçakları, Harp Gemileri, yerli yabancı folklor ekipleri ile çevre spor klüpleri katıldılar.
9 Haziran Şeref ve Kahramanlık Günü'ne değişik bakanlar vali ve parlementerler ile üst düzeyden konuklar katılmıştır. Çevre ilçelerin de kamu, kurum ve kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulunmuşlardır. Güne katılamayan devlet büyükleri de (Cumhurbaşkanı, Başbakan, ve Siyasi Parti Başkanları) her yıl anlamlı telgraflarla hislerini belirtmişlerdir.
Kutlamalara ilçeden o günü yaşayanlar, okullar, bando trampet takımları, folklor ekipleri, Garnizon merasim kıtası, kurum ve kuruluş araç konvoyları, kayık kağnı ekibi, mahalli Heyamola ve davul zurna ekipleri, Esnaf ve Sanatkarlar Teşekkülleri ile deniz vasıtaları katılırlar.
Şehir; bayrak, defne dalı ve dövizlerle süslenir.
Atatürk Anıtı'na çelenkler sunulur.
Kaymakamlıkta tebrikler kabul edilir.
Yarbaşında halkın ve katılanların bayramları kutlanır.
Belediye Başkanı, Kaymakam, Vali günle ilgili konuşmalar yaparlar.
Temsili gösteriler, şiirler, günle ilgili anılar, folklor gösterileri ve geçit resmi
Çeşitli sergi açılışları, geziler, spor müsabakaları ve sosyal faaliyetler.
Gece fener alayı ve eğlenceler.

ALINTIDIR.

inebolukutugu_1_.jpg

istiklalmadalyas__1_.jpg

İSTİKLAL MADALYASI

Tarihte ilk istiklal madalyası alan ilçedir İnebolu.İlk Kuvayı Milliye birlikleride İneboluda kurulmuştur.

Atatürk'ün İnebolu Nutku
VikiKaynak, özgür ansiklopedi
Git ve: kullan, ara
(27 Ağustos 1925)

Hanım ve Bey Arkadaşlarım;

Bana huzuru nezihanenizde söz söylemek fırsatını bahşettiğinizden çok bahtiyarım. Bunun izin size sureti mahsusa da teşekkür ederim. Derekap ilave etmeliyim ki, İnebolunun muhterem halkı beni çok samimi kabul etti; hakkımda kalbi tezehüratta bulundu. Bunun bende tevlit ettiği memnuniyet hislerini Belediye Dairesinde ve Hükümet Konağında bilvesiyle söylemiştim.Fakat burada huzurunuzda bir defa daha bu memnuniyetimi ve samimi teşekküratımı ifade etmek benim için çok zevkli bir vazifedir.Müsaadenizle onu ifa edeyim :

Arkadaşlar, ben sevgili memleketimizin hemen bütün aksamını gezdim, gördüm. Bütün vatandaşlarımızın büyük kitleleriyle yakından temas ettim. Bütün bu candan temasların bende bıraktığı silinmez hatıratı hürmetle yad ve tezkar ederken, beyan etmeliyim ki bu havalide Çankırı ve Kastamonu havalisinde ilk defa olarak seyahat ediyorum. Samimi arkadaşlar bu havaliyi yakından görmek benim için mukaddes bir emel halinde idi. Bu emel şüphesiz memleket ve millet vezaifini vukuflu ifa noktainazarından aynı zamanda bir vazife idi. Onun için vilayet namına Ankara&#8217;ya gelen heyeti muhteremenin vuku bulan davetine memnuniyetli ve derhal icabet ettim. Bu noktada güzel ve yüksek bir tecelliyi ifade etmek, benim için çok medarı iftihar olacaktır. Benim şu veya bu sebeple tehir ettiğim mühim vazifeyi millet bana ihtar etmiş ve yaptırmıştır. Bunu milletin ruhu müşterekindeki ulviyeti irşadına parlak bir misal olarak zikretmeliyim.

Efendiler; Bu hitap münasebetiyle ufak bir noktayı tekrar edeyim. "Efendiler dediğim zaman başka bir yerde olduğu gibi burada da bunun medlulü hanımefendiler ve beyefendiler. Efendiler, bu seyahatim ne isabet oldu, vasi ormanlarıyla, müteaddit ve mütenevvi madenleriyle Türkiye Cumhuriyetinin en mühim servet menbalarını ihtiva eden bu mıntıkayı yakından görmek benim için ne kadar istifadeli oldu. Fakat çok yüksek seda ile ifade etmeliyim ki, bundan daha çok daha kıymetli istifade bahş olan bu mıntıka halkına yakından temas etmek oldu.Bütün meşhudatım her noktainazardan beni çok bahtiyar etmiştir. Çankırıdan Kastamonuya, Ankaradan İneboluya kadar bütün bu üçyüzelli kilometrelik güzergahta, bugün burada samimi huzurlarıyle şerefyap olduğum muhterem İnebolulularda gördüğüm tenevvür, yüksek zihniyet ve inkişaf derecesi cidden iftihara şayestedir. Cidden ehemmiyetle zikre şayandır. Güzel kalpli kardeşler; bu bariz hakikatın aksini iddia edenlerin de, mevcudiyetini düşündükçe mütellim oluyorum. Bu gibiler millete kendi gafletlerini umumi zannetmek gafleti amikasındadırlar. Kendi dar zihniyetlerini vahidi kıyası tutarak milleti her türlü yüksek teceddütten mahrum etmeğe kalkışıyorlar. Milletin medeniyet ve insanlık yolundaki uzun hatvelerini durdurmak için adeta çırpınıyorlar. Fakat o gibiler niçin düşünmüyorlar ki, buna artık imkan kalmamıştır.

Ey memleketini seven ve memleketi, milleti için hayatın fedadan çekinmemiş bulunan kıymetli vatandaşlar; hep beraber bütün cihana sarih ifade edelim ki, bunca inkilabın şuurlu kahramanı olan bu millet , medeniyet güneşinin bütün hararetini almıştır, masetmiştir. Şüphe etmeğe mahal var mıdır ki, bu hararetin füyuzatı elbette emrivaki halinde mütecelli olacak, fışkıracaktır. Muhterem arkadaşlar, gerçi çok kısa bir zamanda seri ve kesif denilecek kadar siyasi, idari, içtimai inkilaplar yaptık. Yaptıklarımızın sürat ve kesafetinden ancak memnuniyetle ve bahtiyarlıkla bahsolunabilir. Çünkü bu böyle olmasaydı , kurtuluş ihtimali tehlikeye düşebilirdi. Emniyet etmek muvafıktır ki , ve böyle yapmak zarureti olduğu içindir ki, böyle yaptık. Artık bugün her şeyi anladığına kani olduğum muhterem vatandaşlar size sual tarzında bazı hitaplarda bulunacağım. Hakimiyetine sahip olan bu milletin başında bir dakika bile olsun bir sultanı bırakmak caiz olabilir miydi? Bunu sizden soruyorum (asla , katiyen sesleri).

Benim sevgili kardeşlerim; Fikir ve idrak sahibi olduğunu büyük hadisat ile isbat etmiş olan bu millet, Allahın gölgesi, peygamberin vekili olduğunu iddia küstahlığında bulunan halife unvanında ki gafillere cahillere, riyakarlara vatanında, vicdanında yer verebilir miydi? Bunu sizden soruyorum (Haşa , katiyen sesleri). Ey büyük millet, cihan aileyi medeniyetinde mevkii ihtiram sahibi olmağa layık Türk Milleti, evlatlarına vereceği hırsı, vereceği terbiyeyi mektep ve medrese namında birbirinden büsbütün başka iyi nevi müesseseye takdim etmeğe hala katlanabilir miydi? Terbiye ve tedrisatını tevhid etmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette fertlerden mürekkep bir millet yapmaya imkan aramak abesle iştigal olmaz mıydı? Efendiler, Türkiye Cumhuriyetini tesis eden Türk halkı medenidir. Tarihinde medenidir, hakikatda medenidir. Fakat ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi haber vermeye mecburum ki medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halk; fikriyle, zihniyle medeni olduğunu isbat ve izhar etmek mecburiyetindedir. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı aile hayatiyle, yaşayış tarzıyle medeni olduğunu göstermek mecburiyetindedir. Velhasıl medeniyim diyen Türkiyenin, hakikaten medeni olan halkı baştan aşağıya vazı haricisiyle dahi medeni ve mütekamil insanlar olduğunu fiilen göstermeğe mecburdur. Bu son sözlerimi vazih ifade etmeliyim ki, bütün memleket ve cihan ne demek istediğimi suhuletle anlasın. Bu izahımı heyeti aliyenize, heyeti umumiyeye bir sual tevtihiyle yapmak istiyorum.

-Bizim kıyafetimiz milli midir? (Hayır ,hayır sadaları)

-Bizim kıyafetimiz medeni ve beynelmilel midir? (Hayır , hayır sadaları)

Size iştirak ediyorum. Hayır, hayır, hayır tabirini maruz görünüz.Altı kaval üstü şişhane diye ifade olunabilecek bir kıyafet ne millidir ve ne de beynelmileldir. O halde kıyafetsiz bir millet? Bu olur mu arkadaşlar? Böyle tavsif olunmağa razı mısınız arkadaşlar? (Hayır, hayır katiyen sesleri) Çok kıymetli bir cevheri çamurla sıvıyarak enzori aleme göstermekte mana var mıdır? Ve bu çamurun içinde cevher gizlidir.Fakat anlamıyorsunuz demek müsip midir? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak elzemdir ve tabiidir. Cevherin muhafazası için bir mahfaza yapmak lazımsa onu altından veya platinden yapmak icap etmez mi? Bu kadar açık bir hakikat karşısında tereddüt caiz midir? Bizi tereddüde sevk edenler varsa onların humk u belahatine hükmetmekle hala mı tereddüt edeceğiz? Arkadaşlar Turan kıyafetini araştırıp ihya eylemeğe mahal yoktur. Medeni ve beynelmilel kıyafet bizim için çok cevherli, milletimiz için layık bir kıyafettir. Onu iktisa edeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, caket ve bittabi bunların mütemmimi olmak üzere başta siperi şemsli serpuş, bunu çok açık söylemek isterim :

Bu Serpuşun İsmine Şapka Denir.





Redingot gibi, bonjur gibi, smokin gibi,frak gibi İşte şapkamız. Buna caiz değil diyenler vardır. Onlara diyeyim ki çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz. ve onlara sormak isterim:

Yunan serpuşu olan fesi giymek caiz olurda şapkayı giymek neden olmaz ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının kisvei mahsusası olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler? Bu noktainazara ait beyanatımı bitirmezden evvel birkaç kelime daha söylemek isterim.

Efendiler, içtimai hayatın mebdei , ukdesi aile hayatıdır. Aile izaha hacet yoktur ki, kadın ve erkekten mürekkeptir. Kadınlarımız hakkında , erkekler hakkında söz söylediğim kadar fazla izahatta bulunmayacağım. Fakat bu mevcudiyeti ulviyeyi bilhassa huzurlarında müsamaha ile geçemem. Müsaade buyurulursa bir iki kelime söyleyeceğim ve siz ne söylemek istediğimi suhuletle anlayacaksınız. Esnayı seyahatimde köylerde değil bilhassa kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif ve itina ile kapamakta olduklarını gördüm. Bilhassa bu sıcak mevsimde bu tarz kendileri için mutlaka mucibi azab ve ızdırap olduğunu tahmin ediyorum. Erkek arkadaşlar bu biraz bizim hodbinliğimiz eseridir. Çok afif ve çok dikkatli olduğumuzun müdrik ve mütefekkir insanlardır. Onlara mukaddesatı ahlakiyeyi kuvvetle telkin etmek için, milli ahlakımızı anlatmak ve onların dimağını nur ile, nezahetle teçhis etmek esası üzerinde bulunduktan sonra fazla hodbinliğe lüzum kalmaz. Onlar yüzlerini cihana göstersinler. ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur. Arkadaşlar, sureti mahsusada telaffuz ediyorum. Korkmayınız, bu gidiş zaruridir. Bu zaruret bizi yüksek ve mühim bir neticeye isal ediyor. İsterseniz bildireyim ki bu kadar yüksek ve mühim bir neticeye vusul için lazım gelirse, bazı kurbanlar da verelim. Bunun ehemmiyeti yoktur. Mühim olarak şunu ihtar ederim ki, bu halin muhafazasında taannüt ve taassup, hepimizi her an kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz. Hanım ve Bey arkadaşlarım; Size malumunuz olan bir hakikati kısa bir cümle ile tekrar arzedeceğim; beni mazur görünüz. Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet beyhudedir. O gafil ve itaatsizler hakkında çok biamandır. Dağları delen, semalarda pervaz eden, göze görünmeyen serattan yıldırlara kadar her şeyi gören, tenvir eden, tetkik eden medeniyetin muvacehei kudret ve ulviyetinde kurunu vustai zihniyetlerle, iptidai hurafelerle yürümeğe çalışan milletler mahvolmağa veya hiç olmazsa esir ve zelil olmağa mahkumdurlar. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halkı mütemeddin ve mütekamil bir millet olarak ilelebet yaşamağa karar vermiş, esaret zincirlerini ise tarihti namesbuk kahramanlıklarla parça parça etmiştir.

"http://tr.wikisource.org/wiki/Atat%C3%BCrk%27%C3%BCn_%C4%B0nebolu_Nutku"'dan alındı

BU YAZIYLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİZ VE EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

guller_8_1_.gif

^^ANA SAYFAYA DÖN^^

htmlkod_32_1_.gif

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın